
Öğrenme Güçlüğü Nedir?
Zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin kronolojik yaşı ve aldığı eğitime göre beklenenin belirgin olarak altında akademik beceri ve öğrenme göstermesi ve bunların okul ya da işle ilgili başarıyı ya da günlük yaşam etkinliklerini bozmasıdır. (DSM-5)
Öğrenme güçlüğü çeken bireyler bazı harfleri ve sayıları ters algılayabiliyorlar, benzer harfleri (b, d) veya sayıları karıştırabiliyorlar ya da harfleri ve sayıları dans eder gibi sürekli hareket halinde görebiliyorlar. Kısaca hayata, yazılara kendi ellerinde olmadan tersten bakabiliyorlar. Erken teşhis edilmezse bir süre sonra zaten anlamıyorum, yapamıyorum diyerek öğrenilmiş çaresizlik gösterebilirler.
Öğrenme Güçlüğünün Türleri
- Okuma Güçlüğü (disleksi)
- Yazılı Anlatım Güçlüğü (disgrafi)
- Sayısal öğrenme güçlüğü (diskalkuli)
Öğrenme Güçlüğünün Belirtileri:
- Sözcük okumanın yanlış ya da yavaş ve çok çaba gerektiriyor olması
- Okunanın anlamını anlama güçlüğü
- Harf harf söyleme/ yazma güçlükleri
- Yazılı anlatım güçlükleri
- Sayı algısı, sayı gerçekleri ya da hesaplama güçlükleri
- Sayısal akıl yürütme güçlükleri
Öğrenme Güçlüğü Hastalık mıdır?
Öğrenme güçlüğü nörogelişimsel bir bozukluktur. Bir hastalık değildir. Zeka geriliği ile hiçbir ilgisi yoktur. Sadece bu bozukluğu olan bireyler hayata biraz tersten bakıyorlar. Özellikle halk içinde öğrenme güçlüğü olan bireyler zeka seviyesinin düşük olduğu düşüncesi ile etiketlenirler oysa; Albert Einstein, Thomas Edison gibi dahi bilim insanları da öğrenme güçlüğü çekmişlerdir.

Öğrenme Güçlüğü Eş Tanılar:
Öğrenme bozukluğundan eş tanı oranın yüksektir. Türkiye’de yapılan bir çalışmada bu tanıya sahip çocukların eş tanı oranı %92,5’lere kadar varabidiği saptanmıştır. (Çoşkun, Aklın-Gürbüz, Çeri ve Doğangün, 2018)
Öğrenme güçlüğü olan bireylerde
- DEHB (%82,3)
- Özgül Fobi (%46,3)
- Karşıt Olma Karşıt Gelme (%26,3)
- Enürezis (%25)
- Tik bozukluğu (22,5) ;oranında eş tanılar görülmektedir (Karaman, Kara, ve Durulan, 2012).
Öğrenme Güçlüğü Çekenlerin Özel Yetenekleri
Öğrenme güçlüğü çeken bireyler tüm alanlarda sıkıntı yaşamazlar. İlgi duydukları alanlarda doğru eğitim sonucunda çok başarılı olabilirler buna bir kaç örnek vermek istiyorum.
- Fizikçi Albert Einstein
- Bilim adamı T. Edison
- Telefonun mucidi Alexander Graham Bell
- Masal yazarı Hans Christian Andersen,
- Roman yazarı Jules Verne;
- Resim ve heykel sanatının üstatları Leonardo Da Vinci, Michelangelo, Pablo Picasso
- Müzik dünyasının dev isimi Michael Jackson
Bu isimlerin ortak yanları hepsinin ünlü olması 🙂 ve hepsinde disleksi bozukluğu olmasıdır.
Yukarıdaki metinlerden de gördüğümüz gibi öğrenme güçlüğü bir engel değil doğru teşhis ve doğru yönlendirme sonucu avantaj haline döüşebilmektedir.
KAYNAKÇA
http://www.turkpdr.com/makale/egitsel-rehberlik/ogrenme-guclugu.htm
http://ozelogrenmeguclugune.blogspot.com/p/makaleler.html
Nilüfer. Ş. Özabacı. (2019).Özgül Öğrenme Bozukluğu. Çocuk Psikolojisi Kitabı s(223-225) Nobel yayınları
Hazırlayan
Onur Kala