Kıymetli okurlarım bir hafta sonra tekrardan bir yazı ile buluştuk. Hepinize selam ederim.
Bu haftaki konumuz öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin aileleriyle okul arasındaki işbirliği.Konumuza bir hikaye ile başlamak istiyorum.
Dağların arasında, eşsiz güzellikler içerisinde, kenarından sakince akarsuların aktığı, her türlü meyvenin sebzenin yetiştiği, eşsiz otlaklarda ineklerin, keçilerin, koyunların otladığı, her türlü kuşun olduğu , her gidenin bir daha gitmek istediği, dillere destan, hikayelere konu olan, üzerine yüzlerce kitap yazılan bir köy varmış. Köydeki çocuklar okula gitmek için akarsuyu geçmek zorundalarmış. Ama akarsu saki aktığı için köylüler üzerine bir köprü yapmış ve çocuklar çok sevdikleri okullarına ve öğretmenlerine koşarak gitmeye başlamış.
Günlerden bir gün, gece yarısı çok şiddetli şimşekler çakmaya başlamış, simsiyah bulutlar gökyüzünü kaplamış bir tane le yıldız gözükmez olmuş ve ardından kuvvetli bir yağmur yağmaya başlamış. Yağmur tam bir hafta hiç durmamış, çocuklar evlerinden hiç çıkamamış aileleri ile birlikte eve yağmurun yavaşlamasını beklemişler, tabi bu zamanda çocular boş durmamış ailelerine yardım etmiş onlarla oyunlar oynamış ve çok sevdikleri okullarına hazırlık olsun diye kitaplar okumuşlar.
Yağmur bir hafta sonra gece durmuş. Çocuklar sabah okula gideceğiz hayali ile uykuya dalmışlar. Sabah erkenden kalkıp hazırlamışlar, kahvaltıyı yapıp okul yoluna koyulmuşlar. Okula yaklaşınca birde ne görsünler yağmurda köprüleri yıkılmış, su da eskisi kadar sakin akmıyor, karşıya geçememişler. Mecburen eve dönmüşler. Günler günleri kovalamış çocukların okuldan uzak kalması hem çocukları hem aileleri hem de kendini öğrencilerine adayan öğretmenleri çok üzüyormuş. Öğretmenlerden Psikolojik danışman ve rehber öğretmen 🙂 🙂 🙂 demiş ki” Ben köylüler ile konuşayım onlar oradan biz de buradan bir köprü yapmaya başlayalım ortada buluşuruz, yoksa öğrencilerimiz eğitimden mahrum kalıyor ” Konuşmuşlar, anlaşmışlar; köylüler kendi tarafından, öğretmenler okul tarafından başlamışlar köprüyü yapmaya… Bazen hava çok sıcak olmuş, bazen rüzgar çıkmış, yağmur yağmış ama asla pes etmemişler bütün zorluklara rağmen iki tarafta son hızla köprüyü yapmaya çalışmışlar ve orta noktada buluşup köprü inşaasını tamamlamışlar. Okula gidemeyen çocuklar iki tarafında attığı adımlara sonucu suyun iki yakasını birbirine bağlayan köprü sayesinde çocuklar okullarına kavuşmuşlar.

Biraz uzun bir hikaye oldu. Ama sonuca gel bu hikayeden nasıl bir ders çıkarmalıyız der gibi olduğunuzu hissediyorum. Kıymetli arkadaşlar bir çok aile evladından öğrenme güçlüğü olduğu haberi alınca bir anda bu nedir şoku geçirebilir, yani rüzgarlar çıkmaya bulutlar siyahlaşmaya başlar. İlk etapta aileler bunu evlatlarının etiketlenmesi ya da kültürel baskı gibi nedenlerle kabul etmek istemez derme çatma bir köprü ile çocuklarını okula gönderirler. Sonra bir de bakarlar ki çocukları akranlarına geri kalmış işte tam bura da kuvvetli yağmur bastırır okulla öğrenci arasındaki köprüler yıkılır. Bazı aileler öğrenciyi öğrenememekle, bazıları ise öğretmenleri öğrenememekle suçlar öfkelenir tabi bu öfke sonucu bütün körü yıkılır. Daha sonraki etapta Psikolojik danışma ve rehber öğretmenin 🙂 🙂 🙂 devreye girmesi ile pazarlık yapılır. Yıkılan köprünün inşası için bir adım aile bir adım öğretmenler atar. Süreç ilerler köprü o kadar basit yapılmaz zorluklar çıkar bu aileyi depresyona itebilir. Bir kısım aileler bu süreçte çok zorlanır pes etmek ister ama okulun, öğretmenlerin yardımı ile yeniden şevkle ir köprü yapımına devam ederler. Ve mutlu son gelir artık köprü tamamlanır. Aile evladının bu problemini kabul eder, suçlu aramaktan vazgeçer. Artık uzun uğraşlar sonucu okulla arasında oluşmuş bir bağ vardır.

Son olarak hikayemiz uzun olduğu ve almamız gereken dersi verdiğini düşündüğüm için konuyu fazla uzatmadan bir kaç nasihat ile noktalamak istiyorum.
Sevgili öğretmenler ve veliler:
Öğrenme güçlüğünün suçlusu yoktur. Bu kimsenin elinde olan bile isteye yapılmış bir şey değildir. Aileler bu konuda rehberlik hizmeti almalıdır. Öğretmenler bu konuda bilinçlendirilmelidir. Öğrenme güçlüğü Kızarak, öfkelenere çözülebilecek bir problem de değildir. Köprüler oluşturularak, anlayışla, sevgiyle, azimle bu öğrencilerimiz de kazanılabilir. Yıkmak için çok düşün, yıkmak kolay yapmak zor…
Kaynakça
Doğru Y, Sunay S, Öğrenme Güçlükleri Kitabı s(103-117).